Türkçe > İngilizce indeks

a  ah
acı, bitter 028
acıkmış, hungry 116
açığa vurmak, to reveal 107
açmak, to open 126
ad, name 080
ada, island 013
adam, man 060
âdet, period 039
ağ, net 180
ağaç, stem 032
ağaç, tree 031
ağaç kabuğu, bark 094
ağız, mouth 080
ağlamak, to weep 004
ağrı, pain 104
ahır, barn 136
ahır, stall 134
aile, family 124
akıllı, wise 079
akraba, relative 060
akşam, evening 037
akşam yemeği, supper 116
alçak, low 060
aldatmak, to cheat 056
Allah, God 107
almak, to get 162, to obtain
almak, to take 086
alt, bottom 136
altı, six 187
altın, gold 019
ama, but 060
anahtar, key 171
anlamak, to understand 212
anne, mother 062
arka, back 162, not front
arkadaş, friend 087
asansör, elevator 154
asker, soldier 160
aslan, lion 058
aşağı, inferior 144
aşağıda, below 185
at, horse 056
ateş, fever 011
ateş, fire 011
atlamak, to jump 088
atmak, to shoot 179
atmak, to throw 086
avlamak, to hunt 058
ay, month 039
ay, moon 039
ayak, foot 091, measure
ayak, foot 088, part
ayakkabı, shoe 095
ayakta durmak, to stand 150
aydınlık, light 005
ayı, bear 011, animal
ayıp, shame 117
ayna, mirror 019
b  be
baba, father 061
baca, chimney 016
bağırmak, to cry 080, to shout
bağlamak, to tie 112
bahçe, garden 141
bakma, look 057
bakmak, to look 077
balık, fish 042
balık pulu, scale 042, fish
balina, whale 042
balmumu, wax 047
balta, ax 173
bambu, bamboo 030
banka, bank 019
baraj, dam 012
barış, peace 080
basmak, to print 167
baş, head 073
başarı, success 144
başbakan, prime minister 071
başını sallamak, to nod 073
başlıca, chief 071
başlık, title 019
batı, west 038
battaniye, blanket 098
Bay, Mr. 102
Bayan, Miss 065
Bayan, Mrs. 001
bayır, slope 130
bayrak, flag 114
bebek, baby 005
bebek, doll 065
beğenmek, to enjoy 135
beklemek, to wait 030
ben, I 175
beni; bana, me 175
benim, my 201
benzin, gas 004, fuel
berber, barber 115
beslemek, to feed 116
beş, five 186
beyaz, white 201
beyin, brain 093
bez, cloth 115
bezelye, pea(s) 026
bıçak, knife 172
bıyık, mustache 099
biçim, form 006, shape
biçimsiz, formless 006
bilet, ticket 107
bilgi, information 080
bilgisayar, computer 093
bin, thousand 188
binmek, to ride 056, a horse
bir, a/an 185
bir, one 185
...bir çift..., pair 046
bira, beer 117, beverage
biriktirmek, to save 060, money
birkaç, few 002
bisiklet, bicycle 154
bitirmek, to finish 156
bitki, plant 031
biz, we 175
bizi, us 175
bizim, our 201
boğa, bull 055
boğaz, throat 080
borç, debt 060
boru, pipe 030, water
boru, trumpet 080
boş, empty 016
boşanmış, divorced 065
boya, dye 031
boya, paint 004
boya fırçası, brush pen 166
boynuz, horn 075
boynuzlamak, to gore 075
boyun, neck 073
bozulma, corruption 170
böcek, insect 047
bölge, district 139
bu, this 152
bugün, today 060
buğday, wheat 022
bulaşıcı, contagious 060
bulmak, to find 086
bulut, cloud 009
burada, here 152
burun, nose 085
buz, ice 010
buzdolabı, refrigerator 010
bütün, all 149
büyük, big 001
büyük, great 001
büyük çadır, pavilion 135
büyümek, to grow 102, up
büzülmek, to shrink 112
c  je
cam, glass 003, material
camgöbeği, cyan 197
cami, mosque 179
cankurtaran, ambulance 154
cansız, lifeless 102
cep, pocket 111
ceset, corpse 091
cesur, brave 183
cetvel, ruler 091, measure
cevap, answer 030
cilt, skin 094
cinayet, crime 180
cirit, javelin 175
cumhurbaşkanı, president 112
cümle, sentence 080, words
ç  che
çadır, tent 115
çağırmak, to call 080
çalmak, to steal 060
çanak çömlek, earthenware 119
çarşaf, sheet 190, bed
çarşı, market 115
çatal, fork 087
çay, tea 028
çek, check 107, bank
çekiç, hammer 019
çekingen, shy 052
çekmek, to pull 086
çengel, hook 118
çıkarma, subtraction 004
çıplak, naked 111
çiçek, flower 028
çift, double 046
çiftçilik, farming 036
çiftlik, farm 012
çikolata, chocolate 080
Åinlilerin yemek yerken kullandıkları çubuk, chopsticks 030
çirkin, ugly 117
çit, fence 030
çivi, nail 019, metal
çizme, boot 095
çocuk, child 005
çoğaltma, multiplication 063
çoğaltmak, to multiply 063
çoraplar, socks 111
çorba, soup 004
çöl, desert 004
çöp, garbage 012
çözmek, to solve 075
çünkü, because 141
d  de
-da; -de, in 012
-da; -de, on 012
dağ, mountain 013
daha yüksek, superior 060
dal, branch 033
dam, roof 073
dans etmek, to dance 205
dar yol, lane 069
darı, millet 024
davranış, conduct 145
davul, drum 204
de, too 066, also
-de; -da, at 012
değil, not 035
değiştirmek, to change 183
deli, insane 104
delik, hole 004
demir, iron 019, metal
-den, from 128
deniz, sea 004
deprem, earthquake 009
deri, leather 095
deve, camel 056
dışarı çıkmak, to go 148, out
dışarıda, outside 037
dışkı, feces 091
dikmek, to sew 112
dil, tongue 082
dilemek, to beg 066
dilsiz, mute 080
dinozor, dinosaur 043
diş, tooth 083
dişeti, gums 084
dişi, female 046
dişli, gear 084
diz, knee 088
doğmuş, born 102
doğu, east 031
doktor, doctor 102
dokunmak, to touch 075
dokuz, nine 066
doldurmak, to fill 004, up
dolmakalem, pen 030
domuz, boar 053, wild
domuz, pig 053
döndürmek, to turn 154
dört, four 141
dudak, lip 080
duman, smoke 011
durdurmak, to stop 151
duru, clear 004
duvar, wall 125
duymak, to hear 079
düğme, button 019
düğüm, knot 112
düğün, wedding 112
dümen, rudder 153
dün, yesterday 035
dünya, earth 003
düşkünlük, addiction 104
düşman, enemy 183
düşmek, to fall 088
düz, even 023
e  eh
-e, -a; -ye, -ya, to 172
-ebi; -abil, can 093, aux. v.
efendi, master 161
eflatun, magenta 198
eğer, if 065
eğlence, fun 146
ejderha, dragon 043
ek bina, outhouse 091
ekin, crop 020
eklem, joint 030
ekmek, bread 022
ekşi, sour 117
el, hand 086
eldiven, gloves 001
elektrik, electricity 009
elma, apple 031
elmas, diamond 018
emmek, to suck 080
emniyetli, safe 124, secure
erkek, male 046
erkek kardeş, brother 005
erken, early 035
esinti, breeze 008
esmek, to blow 080
esnemek, to yawn 081
eşit, equal 023
et, flesh 093
et, meat 093
eteklik, skirt 111
etrafını çevirme, enclosure 141
ev, home 124
evcil, tame 056
evet, yes 035
evlendirmek, to mate 117
evlenmek, to marry 065
f  fe
fabrika, factory 136
fahişe, prostitute 065
faiz, interest 172, on money
fare, mouse 051
fasulye, bean(s) 026
favori, whiskers 100
felaket, disaster 107
fırça, brush 172
fırtına, storm 008
fıstık, nut 031, fruit
fil, elephant 053
film, movie 006
fincan, cup 031
fiyat, price 019
flüt, flute 203
fotoğraf makinesi, camera 031
fren, brake 086
futbol, soccer 003
füze, missile 177
g  geh
gagalamak, to peck 080
garnizon, garrison 137
garson, waiter/waitress 162
gaz, gas 007
gebe, pregnant 064
gece, night 037
geç, late 152
gelecek, future 031
gelir, income 149
gelmek, to come 060
gemi, ship 153
gemi direği, mast 031
genç, young 197
gene, again 087
geniş, spacious 136
geyik, deer 054
gibi, like 060, similar
girmek, to enter 149
gitmek, to go 147
giyim eşyası, clothes 111
gizem, mystery 108
göbek dansı, belly dancing 205
göğüs, breast 066
gök, sky 001
gök gürlemesi, thunder 009
gökkuşağı, rainbow 009
göl, lake 004
gölge, shadow 006
gömlek, shirt 111
görmek, to see 078
göz, eye 077
gözlük, glasses 019
gri, gray 011
grup, group 112
gururlu, proud 056
güç, force 144
güçlü, strong 177, person
gülmek, to laugh 030
gülümsemek, to smile 030
gümrük, customs 126
gün, day 035
güneş, sun 035
güney, south 188
gürültülü, noisy 080
güzel, beautiful 052
güzel kokulu, fragrant 211
ğ  yoomushak geh
h  heh
haber, news 079
hafta, week 039
hâkim, judge 124
halk, people 060
halka açık, public 187
hamam, Turkish bath 004
hançer, dagger 171
hanım, wife 065
hapishane, prison 121
hapşırmak, to sneeze 080
harcamak, to spend 157, money
harikulade, wonderful 001
harita, map 141
hasta, ill 104
hastabakıcı, nurse 077
hastalık, disease 104
hastane, hospital 133
hata, fault 169
hata, mistake 019
hava, air 007
hava, weather 007
havan, mortar 131
hayalet, ghost 106
hayat, life 102
hayır, no 035
hayırdua, blessing 107
hayvan, animal 144
hazırlamak, to prepare 073
hediye, gift 107
helikopter, helicopter 048
hep, always 115
hıçkırık tutmak, to hiccup 080
hiç, none 191
hilal, crescent 039
hindi, turkey 046
hizmet etmek, to serve 162
hizmetçi, servant 162
homoseksüel, gay 212
horlamak, to snore 085
horoz, rooster 046
hoş geldiniz!, welcome! 152
hoşça kal, goodbye 086
huy, temper 007
ı  er
ırzına geçmek, to rape 065
ısırmak, to bite 080
i  ee
ibik, crest 074
iç çamaşırı, underwear 111
iç çekmek, to sigh 080
içerde, inside 149
için, for 090
içindekiler, contents 077
içmek, to drink 116
idrar, urine 091
iğne, needle 019
iki, two 186
il, province 138
ile, with 039
ilkbahar, spring 035, season
-in, -ın; -un, -ün, of 201
inanmak, to believe 060
ince, lean 104, thin
inç, inch 179
indeks, index 112
inek, cow 055
inşa etmek, to build 142
ip, string 112, cord
ipek, silk 112
iplik, thread 112
irin, pus 093
ishal, diarrhea 004
iskemle, chair 031
İslam, Islam 183
istemek, to want 038
istemek, to wish 039
isyancı, rebel 087
iş, work 143
işaret, sign 190
itaat etmek, to obey 079
itaat etmemek, to disobey 079
itmek, to push 086
iyi, good 192
iyileştirmek, to heal 117
izlemek, to follow 088
j  zheh
k  keh
kabuk, shell 041
kaburga, rib 092
kadın, woman 065
kafes, cage 030
kağıt, paper 112
kahraman, hero 046
kahvaltı, breakfast 116
kahverengi, brown 111
kalbur, sieve 030
kalkan, shield 077
kalp, heart 212
kan, blood 101
kanamak, to bleed 101
kanat, wing 097
kap, vessel 121, container
kapatmak, to close 126
kapı, door 127
kapı, gate 126
kaplan, tiger 059
kaplumbağa, tortoise 050
kaplumbağa, turtle 049
kar, snow 009
kâr, profit 172
kara, land 012, not sea
karanlık, dark 035
kare, square 114, shape
kargı, dart 174
karıştırmak, to mix 213
karşı, against 087
karşılaştırmak, to compare 194
kartal, eagle 045
kâse, bowl 018
kaş, eyebrow 077
kaşık, spoon 171
kaşıntı, itch 104
kavanoz, pot 119
kavga etmek, to fight 181
kavisli, curved 066
kavun, melon 027
kaya, rock 018
kayık, boat 153, small
kayıp, lost 001
kaz, goose 045
kaza, accident 212
kazan, caldron 122
kazanmak, to earn 041
kazanmak, to win 041
kederli, depressed 110
kedi, cat 057
kel, bald 020
kelime, word 064
kemer, belt 115
kemik, bone 092
kendileri, themselves 068
kendin, yourself 068
kendisi, herself 068
kendisi, himself 068
kendisi, itself 068
kendisi, oneself 068
kenevir, hemp 025
kepçe, ladle 118
keskin, pungent 207
keskin, sharp 172
kesmek, to cut 172
kılıç, sword 172
kırık, broken 119
kırışık, wrinkle 094
kırlangıç, swallow 011, bird
kırmızı, red 112
kısa, short 178
kısaltma, abbreviation 112
kıskanç, jealous 065
kış, winter 010
kız, daughter 065
kız, girl 065
kız kardeş, sister 065
kibrit, match 011, light
kilim, rug 099
kilit, lock 019
kim?, who? 210
kiralamak, to hire 079
kiralamak, to rent 020
kiremit, tile 120
kirli, dirty 004
kirli, polluted 004
kişi, self 068
kitap, book 209
klan, clan 070
klinik, clinic 127
koca, husband 001
kol saati, watch 019, wrist
kolay, easy 035
koleksiyon, collection 189
komşu, neighbor 060
konsol, drawers 091, chest of
konuşma, speech 210
konuşmak, to speak 209
kopya çekmek, to copy 086
korkmuş, frightened 056
koşmak, to run 146
kova, bucket 031
koymak, to put 183
koyun, sheep 052
kök, root 031
köle, slave 163
kömür, coal 011
köpek, dog 058
köprü, bridge 031
kör, blind 077
köşe, corner 075
kötü, bad 105
kötü, evil 193
kötü, wicked 138
köy, village 132
kral, king 003
kraliçe, queen 065
krem, cream 093
kuaför, hairdresser 115
kulak, ear 079
kule, tower 012
kullanmak, to use 157
kulüp, club 209
kumar oynamak, to gamble 041
kurban, sacrifice 055
kurnaz, cunning 058
kurt, wolf 058
kurt, worm 047
kurtarmak, to save 183, life
kuru, dry 066
kusmak, to vomit 080
kuş, bird 045
kuşkulanmak, to suspect 089
kutu, box 158
kuvvet, power 144
kuyruk, tail 091
kuyu, well 004, water
kuzey, north 171
küçük, little 002
küçük, small 002
küçük çocuk, infant 067
kül, ash 011
kümes hayvanı, fowl 044
kürek, oar 031
kürk, fur 098
l  leh
lamba, lamp 011
lastik, rubber 093, material
lavabo, washbasin 121
lazım olmak, to need 009
lütfen!, please! 210, polite
m  meh
madeni para, coin 019
mağara, cave 016
makas, scissors 172
makine, machine 031
makyaj malzemesi, cosmetics 093
masa, table 031
masraflar, expenses 157
mavi, blue 028
mektup, letter 060
memur, official 159
merdivenler, stairs 031
merhaba!, hello! 080
merkez, center 184
metal, metal 019
meyve, fruit 031
mezar, grave 012
mızrak, spear 176
miğfer, helmet 121
milyon, million 005
mineral, mineral 018
misafir, guest 060
mobilya, furniture 060
modern, modern 025
mor, purple 112
motor, motor 086
musluk, faucet 126
mutfak, kitchen 127
mücevher, jewel 003
mühür, seal 167, stamp
Müslüman, Moslem 162
müzik, music 202
n  ne
nakış, embroidery 113
nasıl?, how? 212
ne?, what? 060
ne zaman?, when? 035
neden?, why? 090
nehir, river 004
nerede?, where? 138
o  o
o, he 060
o, it 055
o, she 065
o, that 138
oda, room 124
ofis, office 124
oğlan, boy 064
oğul, son 064
ok, arrow 178
okul, school 031
okumak, to read 210
olgun, ripe 011
olgunlaşmış, mature 011
olmak, to be 035
on, ten 188
onarmak, to repair 060
onlar, they 060
onları, them 060
onların, their 201
onu, her 065, obj.
onu, him 060
onun, her 201, adj.
onun, his 201
orada, there 138
ordu, army 154
orman, forest 031
osurmak, to fart 091
ot, grass 028
ot, herb 028
otobüs, bus 154
otomobil, car 154
oturmak, to sit 012
oylamak, to vote 086
oymak, to carve 006
oynamak, to play 003
oyun, game 175
oyuncak, toy 003
ö  ur
ödünç almak, to borrow 060
öğle, noon 188
öğle yemeği, lunch 116
öğrenci, student 064
öğrenmek, to learn 064
öğretmek, to teach 183
öğretmen, teacher 080
öksürmek, to cough 080
ölçü, measure 130
öldürmek, to kill 182
ölmek, to die 105
ölüm, death 105
ön, front 172
ön cam, windshield 091
önceden haber vermek, to foretell 109
öpüşmek, to kiss 080
örnek, example 060
örtü, covering 134
özel, private 069
özgürlük, freedom 068
p  peh
pahalı, expensive 041
pamuk, cotton 031
pantalon, pants 111
papağan, parrot 045
papaz, priest 055
para, money 019
para çantası, purse 111
parça, piece 182
parfüm, perfume 004
parlak, brilliant 195
parlamak, to shine 005
parmak, finger 086
pas, rust 019
pasta, cake 022
peçete, napkin 115
ped, sanitary napkin 115
pencere, window 016
pençe, claw 090
perde, curtain 030
peynir, cheese 117
pırasa, leek 029
pil, battery 004
pirinç, brass 019
pirinç, rice 021, uncooked
pişirmek, to cook 011
piyano, piano 003
plastik, plastic 093
platform, platform 155
polis, police 210
porselen, porcelain 120
portakal, orange 031, fruit
postaya vermek, to mail 138
prens, prince 064
prenses, princess 065
prezervatif, condom 001
pul, stamp 107, postage
pusula, compass 019
pürüzlü, rough 021
r  reh
radyo, radio 202
rahim, womb 124
reddetmek, to refuse 086
rekor, record 165
renk, color 196
resim, picture 141
resmini yapmak, to draw 128, a picture
restoran, restaurant 116
robot, robot 060
roket, rocket 030
ruj, lipstick 093
rüya görmek, to dream 037
rüzgâr, wind 008
s  se
saat, clock 019
saat, hour 035
sabah, morning 036
saban, plow 129
sabun, soap 206
saç, hair 099
sağ, right 080, not left
sağır, deaf 079
sahip olmak, to have 039
sakal, beard 099
salatalık, cucumber 027
saldırgan, aggressive 058
saldırmak, to attack 183
saman, straw 028
sandal, sandals 095
sandık, ark 153
saray, palace 124
sargı, bandage 115
sarhoş, drunk 117
sarı, yellow 199
sarılmak, to wrap 111, up
satın almak, to buy 041
satmak, to sell 041
satranç, chess 031
savaş, war 175
savunmak, to defend 133
sayı, number 183
saymak, to count 183
sebze, vegetables 028
sehpa, low table 168
sekiz, eight 187
seks, sex 212
sel, flood 004
sen(familiar); siz, you 060
senin(familiar); sizin, your 201
sepet, basket 030
serin, cool 010
sert, hard 018, not soft
sert, harsh 059
ses, sound 202
sevmek, to like 080
sevmek, to love 212
seyahat etmek, to travel 152
sıcak, hot 011
sıcak, warm 035
sıfır, zero 009
sık sık, often 115
sınır, boundary 128
sıvı, liquid 004
sızmak, to leak 004
sigara, cigarette 011
sihir, magic 106
silah, weapon 080
sirke, vinegar 117
siyah, black 200
-siz, without 039
soba, stove 011
soğan, onion 028
soğuk, cold 010
sokak, street 145
sol, left 143, not right
solmak, to fade 111
sonbahar, fall 020, season
sonra, after 162
sormak, to ask 080
soru, question 080
sos, sauce 117
soyadı, last name 065
soymak, to strip 093
söylemek, to say 209
sözlük, dictionary 064
su, water 004
susak, thirsty 004
sütyen, bra 180
suyu, juice 004
süt, milk 065
ş  sheh
şakak, temple 073, part
şans, luck 152
şapka, hat 115
şarap, wine 117
şarkı, song 081
şarkı söylemek, to sing 080
şeffaf, transparent 035
şehir, city 138
şehir, town 019
şehriye, noodle 022
şeker, sugar 022
şemsiye, umbrella 060
şiddetli, violent 144
şimdi, now 003
şimdiden, already 069
şimşek, lightning 009
şişe, bottle 120
t  te
tabak, dish 018, plate
tabaka, layer 091
tabakhane, tannery 096
tabanca, gun 019, pistol
taç, crown 074
tahmin etmek, to guess 058
tahta, wood 031, material
takmak, to wear 016
taksi, cab 154
tanık, witness 060
tanımak, to know 178, someone
tanrı, god 107
tarak, comb 031
tarih, history 080
tarla, field 128
tartışmak, to quarrel 080
taş, stone 018
tatil, holiday 035
tatlı, sweet 208, not sour
tatmak, to taste 080
tavşan, rabbit 005
tavuk, hen 046
taze, fresh 042
tecrübeli, experienced 056
tek, single 080
tekerlek, wheel 154
tekmelemek, to kick 088
tel, wire 112
telefon, telephone 210
televizyon, television 078
temiz, clean 004, not dirty
tencere, pan 019
tepe, hill 013
tepecik, mound 133
tepsi, tray 121
tereyağı, butter 004
terlemek, to sweat 004
testere, saw 019
teşekkür etmek, to thank 210
tıraş olmak, to shave 172
tırmanmak, to climb 090
tırnak, nail 090, part
tohum, seed 020
top, ball 003
top, cannon 011
topal, lame 088
toplama, addition 144
toprak, soil 012
tornavida, screwdriver 086
toynak, hoof 088
toz, dust 012
toz, powder 021
tren, train 154
tutuklu, prisoner 058
tuvalet, washroom 127
tuz, salt 206
tuzlu, salty 206
tünel, tunnel 133
tür, kind 020, type
Türk, Turkish 060, person
Türk kahvesi, Turkish coffee 080
Türkçe, Turkish 210, language
Türkiye, Turkey 141
tüy, feather 097
u  oo
ucuz, cheap 041
uç, tip 002, end
uçak, airplane 048
uçurmak, to fly 048
umut, hope 039
umutsuz, hopeless 039
ustura, razor 172
uyanmak, to wake 117, up
uydu, satellite 035
uyumak, to sleep 077
uyuşturucu ilaç, narcotic 025
uzak, far 152
uzay, space 001
uzaygemisi, spaceship 048
uzun, long 034
ü  ew
üç, three 185
üç ayaklı sehpa, tripod 123
ülke, country 141, state
ünlü, famous 080
üretme, generation 060
üretmek, to produce 102
üstün(d)e, above 185
üzerinde, over 185
v  veh
vadi, valley 017
vantilatör, fan 127
varmak, to arrive 155
vasıtasıyla, per 062
ve, and 080
vergi, tax 020
vermek, to give 112
veya, or 175
vida, screw 019
volkan, volcano 013
vuramamak, to miss 152
vurmak, to hit 086
vurmak, to knock 086
vücut, body 072
y  yeh
yabancı, foreign 037
yağ, fat 093
yağ, oil 004
yağmur, rain 009
yakın, close 152, near
yalamak, to lick 082
yanak, cheek 073
yanlış, false 060
yapışkan, sticky 024
yapmak, to do 060
yapmak, to make 060
yapmak, to practice 097
yaprak, leaf 028
yara izi, scar 104
yardım etmek, to help 086
yargılamak, to judge 172
yarın, tomorrow 035
yastık, pillow 031
yaş, age 151
yaşamak, to live 060, to reside
yaşlı, old 103
yatak, bed 125
yay, bow 177, weapon
yaz, summer 040
yazı, writing 164
yazmak, to write 124
yedi, seven 185
yele, mane 099
yemek, to eat 116
yeni, new 173
yer, floor 031
yeşil, green 112
yeşim, jade 003
yetiştirmek, to grow 034, to cultivate
yıkamak, to wash 004
yıl, year 032
yılan, snake 047
yıldız, star 035, heavenly
yiyecek, food 116
yoksul, poor 016, not rich
yol, road 088
yorgun, tired 060
yönetmek, to rule 004
yumurta, egg 047
yutmak, to swallow 080
yuva, nest 140
yuvarlak, round 141
yuvarlanmak, to roll 089
yüksek, high 015
yüksek, tall 015, thing
yükselmek, to ascend 014
yün, wool 098
yürümek, to walk 145
yürütmek, to march 086
yüz, face 076
yüz, hundred 201
yüzgeç, fin 042
yüzmek, to swim 004
z  zeh
zaman, time 035
zamk, glue 004
zar, dice 092
zarf, envelope 179
zayıf, weak 177, person
zebra, zebra 056
zehir, poison 062
zengin, rich 124, not poor
zil, bell 019, door
zincir, chain 019
zor, difficult 046